Uygulamanın Üretim Süreci ve İnsanlara Ulaştırmak

Görülen o ki artık iş yapmak hatta güzel bir iş yapmak tek başına yeterli değil. Yaptığınız ürünü onu anlayacak kişilere ulaştırmakta işin önemli kısımlarından birisi. En büyük sıkıntı doğru kişilere doğru ürünleri ulaştırabilmek ve gerekli geri bildirimleri toplayabilmek.
Önce proje süreci…

Uygulama fikrimiz ortada, gerekli araçlar hazır. İşi yapmaya koyulalım. Önce bir düşünelim insanlar bu uygulamayı neden kullansın? Küçük bir analiz yapalım ve en belirgin özellikleri ortaya çıkaralım. Bu arada gerçekten inandığım bir şey; ne kadar basit düşünebiliyorsanız, o kadar biliyorsunuzdur. Gerek kodlama konusunda gerek tasarım konusunda… Küçük bir problem için derinlemesine düşünülmüş algoritmalar, kullanıcı arayüzü için oradan buradan çarpılmış düzensiz grafikler gibi gibi… Ne kadar çok ayrıntı kafanızı meşgul ediyorsa ve sonuç olarak ortaya basit bir şey koyamıyorsanız bilginiz eksiktir. Zaten bilimde olsun sanatta olsun en karmaşık şeyler birer formülle, birer tabloyla basit bir şekilde anlatılmaya çalışılmıyor mu?

Analizimizi ve özellikleri belirledikten sonra tercihe göre önce tasarım, sonra kodlama veya önce kodlama sonra tasarım gidilebilir. Ama çoğu kişinin yöntemi ve bana göre de mobilde önce tasarım ve anahatlar belirlenmeli. Uygulamanın her adımında kullanıcı sürekli göz önüne getirilmeli. Mobilde tasarımların göz alıcılığı yerine işlevselliği düşünülmeli. Karmaşıklıktan yeterince uzak, işlevi hemen anlaşılabilir basit bir buton…

Uygulamamızı yaptık ve paketledik. Sonra?

Bence, ilk iş ürünle alakasız kişilere birinci ağızdan uygulama anlatılmamalı. Olur ya bir yerden eline geçmiş, incelemiş ve size geri dönüş yapıyorsa dinleyin ama hemen geliştirme sürecinize eklemeyin. Zaten size gelen geri dönüşler az çok yapıcı/yıkıcı olarak ayırt edilebilir. Sizi anlayacak kullanıcılara ulaşmak gerçekten zordur. Sizi anlayacak derken yanlış anlaşılma olmasın. Bu şu demek olmuyor: Ben uygulamamı yaptım, anlayan anlar! Kesinlikle böyle düşünmeyelim. Ben sürecin başındaki ürününüzü kullanan kullanıcılardan bahsediyorum. Yeni çıkmış hiçbir uygulama, kullanıcıların geri dönüşü olmadan tam değildir. Bunun için beta, alfa diye bir sürü üretim aşaması var.

Uygulamanızı insanlara sunun. Yine hatırlatayım, birinci ağızdan kimseye özellikle yakın çevrenize uygulamanızı kullanmasını söylemeyin. 10 ya da 50 kişi. Sizin zorunuzla uygulamayı kullanmış, kullanmamış size hiçbir katkısı yok. Geri dönüşleri yapıcı ya da yıkıcı olsun hiçbir faydası yok bundan emin olabilirsiniz.

Benim önerim olarak DonanımHaber.com ve MaxiCep.com gibi forum sitelerinde gerçekten anlayışlı bir sürü arkadaşımız var. Gerçekten uygulamanızı sunduğunuzda size çeşitli önerileri bir saygı çerçevesinde iletiyorlar. Bu tip yerlerde uygulamanızı tanıtın. Fikriniz güzelse size destek çıkacaklardır. Eksik, yanlış yerlerini size bildireceklerdir.

Facebook grupları ve sayfalarında uygulamanızı paylaşın. Kesinlikle şu tip isteklerden kaçının: Uygulamamı indirin, yükleyin vs. Siz sadece uygulamanızı kısa bir açıklamayla sunun. Zaten ilgisi olan ona bakacak ve inceleyecektir. Aynı şekilde Google+ toplulukları bu işler için biçilmiş kaftan. Android Türkçe topluluğuna uygulamanızı sunun.

Bu tür yayma işlemleri uygulamanıza fazla bir kullanıcı getirmeyebilir ancak çekirdek bir kullanıcı grubu kazanabilirsiniz. Çekirdek kullanıcı bir uygulamanın temeli gibidir. Bu kullanıcılara gözünüz gibi bakın. İsteklerini dinleyin. Gerekirse iletişime geçin, önerilerini bir bir geliştirme sürecinize ekleyin. Yeterince çekirdek kullanıcıya sahipseniz, (bu kendinize bağlı) geri dönüşleri değerlendirip uygulamanızı yeniden dizayn ettiyseniz artık uygulama için reklam düşünebilirsiniz.

Her ne olursa olsun eleştirmeyi kendine meslek edinmiş bir takım insanları kendinize dert etmeyin ve merak etmeyin. Onlar hayatlarının sonuna kadar eleştirmeye devam edecek ama bir tuğlayı yerden alıp duvara koymayacaklardır. Sizi de engellemelerine müsaade etmeyin. Bırakın kendi karanlık dünyalarında boş düşünceler peşinde koşsunlar. Karşılık bile vermeyin. Yıkıcı eleştiri sizi hiçbir zaman bağlamaz. Çok önemli olan bir şey yaptığınız işe sahip çıkın. Her ne olursa olsun arkasında durun o sizin bir parçanız… Saygılarla.

Her zaman belirttiğim gibi yazarak düşünmeyi seviyorum ve bana iyi geliyor. Bunlar benim kendi düşüncelerim. Kimseye ne bir akıl ne bir düşünce satıyorum. Bu yazdıklarım ilerde bana bir deniz feneri. 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir