Linux Yaz Kampı 2015 ve Linux’un Dayanılmaz Hafifliği

Bu sene Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nde düzenlenen kampta bende “Linux Sistem Yönetimi 1.Düzey” kursundaydım. 7 Ağustos 2015 tarihinde başlayan Linux Yaz Kampı 15 günlük yoğun bir süreç. Yoğun dediğime takılmayın bu yoğunluk eğer ilgili ve öğrenmeye açıksanız sizin için bir eğlenceye dönüşüyor.

İlk aklıma gelenler: Bolu esiyor!, açık kaynak, özgür yazılım, Linux değil GNU/Linux!, Richard Stallman, Linus Torvalds, özgürlük!.. 15 günlük yoğun süreç bunlarla başladı. Bu işin felsefesi, nereden geldiği, neden böyle olduğu konusunda bilgiler verildi.

Kursa katılmakta temel amacım sistem yöneticisi olmak değil GNU/Linux bilgimi dağıtım kurmaktan bir adım öteye taşımaktı. Eğitim süresince gerçekten bilgisayarıma daha hakim olabileceğimi aslında daha önce kısıtlandığımı öğrendim. Daha önce sanki eskimiş, modası geçmiş gibi görünen bir terminal ekranının aslında grafik arayüzden daha etkin olduğunu, daha çok şey becerebildiğini öğrendim. Tabii grafik arayüzünde hakkını vermek lazım. GNU/Linux dağıtımlarında mevcut grafiksel masaüstleri çok başarılı. Windows daha yeni yeni çoklu masaüstünü entegre etmişken GNU/Linux dağıtımları yıllardır bunu kullanıyormuş. Gerçekten bir dalga konusu mu orası size kalmış.

Kurs süresince kendi bilgisayarımda kurulu olarak Linux Mint 17.2 ve sanal makinede CentOS 7 kullandım. Ayrıca ikinci işletim sistemi olarak Windows vardı(!) artık olmayacak. Bu kursta edindiğim Linux bilgisi gerçekten artık Windows işletim sistemini gözümde kurulu bir oyuncağa dönüştürdü. Kesinlikle taraf olmak bir şeyi körü körüne eleştirme taraftarı değilim. Bunlar benim izlenimlerim.

Temel komutlar, kullanıcı yönetimi gibi konular rahatlıkla anlaşılabilen şeylerdi. Kendi açımdan konuşuyorum belki sınıf olarakta öyleydik: Network’e çıkmaya başladıkça kafalarda soru işaretleri artmaya başladı. Sonuç olarak katmanlı bir yapı ve güvenlik çok önemli. TCP ve UDP arasındaki farklar, DNS, IP, Broadcast… Benim önerim eğer Linux Sistem Yönetimi kursuna gidecekseniz TCP/IP konusuna biraz bakın, ön bilginiz olsun.

Benim için bu kursun en eğlenceli yanı Betik yazımıydı. Bir geliştirici olarak elbette bu konu dikkatimi çekmişti. İlk başta “syntax(sözdizimi)”ı hoşuma gitmeyen Script dili, şöyle bir kaç örnek yaptıktan sonra kendini hafiften sevdirmeye başladı. Basit olan bir sistemin elbette betik dilide basitti ama şöyle de bir söz var: Unix sistemi temelde oldukça basittir. Ama basitliği anlayabilmeniz için dahi olmanız gerekir. -Dennis Ritchie

Ayrıca bir dersimizde ödev olarak verilen sayı tahmin oyunun Shell kodlarını da şu bağlantıdan görebilirsiniz: https://github.com/serkancay/SayiBulmaca
Oyun basitçe rastgele bir sayı belirliyor ve sizden tahmin etmenizi bekliyor. Tutulan sayıdan büyük girerseniz küçük bir sayı girmenizi, küçük girerseniz büyük girmenizi söylüyor. Sayıyı bilince de deneme sayısını gösterip program sonlanıyor.

Sabah 9.30 ile başlayan ve akşam 21.30 ile biten ve sadece 1 gün tatili olan bir kurs inanın çok çabuk bitiyor. Eğer kampa katılacak olursanız bunu aklınızda bulunsun. Öğrendiğiniz kadarını öğrenin, öğrenemediğiniz kadarını araştırın. Neydi o? Kamp yan gelip yatma yeri değildir! 🙂

Eğer Linux Sistem Yönetimi kursunda olupta bu yazımı okuyan ve kurstan sonra şöyle bilgilerimi pekiştirip üstüne de bir şeyler katayım diyenler varsa kendileri için Linux Essentials Türkçe kitabını gözden geçirmelerini öneririm. Kitabın Türkçe halini Necdet Yücel hocamızın Github hesabında bulabilirsiniz. https://github.com/nyucel/linuxessentials

Kamp sonunda da Katılım Belgelerimizi törenle birlikte aldık. Benim için son derece faydalı ve keyifli bir etkinlikti. Başta Mustafa Akgül hocamız olmak üzere emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunup yazımı burada sonlandırıyorum. Bir başka etkinlikte bulunmak dileğiyle…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir